Blog

Sınai Mülkiyet Politikaları Konulu Seminer

Posted on: 6 Nis 2013
no comments

Türk Patent Enstitüsü tarafından 2006 yılından bu yana sürdürülen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı’nın desteklediği “İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkelerin Patent Ofisleri Arasında Teknik İşbirliği” konulu proje kapsamında düzenlenen “Sınai Mülkiyet Politikaları” konulu uluslararası seminer Ramada Plaza Ankara’da geçtiğimiz günlerde yapıldı.

Açılışta konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, İslam İşbirliği Teşkilatı işbirliği ile gerçekleştirilen bu seminerin ve devam etmekte olan Teknik İşbirliği Projesinin üye ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarının pekiştirilmesi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve sosyal alanlarda işbirliğinin geliştirmesi ve güçlendirmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Projenin 1998 yılına, yani 14 yıl öncesine uzanan bir geçmişi olduğunu, üye ülkelerin refahı ve kalkınması için inovasyon altyapısının geliştirilmesi, ekonomi ve ticaretin gelişimine katkı sağlanmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. ASAN, sınai mülkiyet sistemlerinin, sınai mülkiyetin üretilmesi, korunması, uygulanması ve ticarileştirilmesi aşamalarını kapsayan, birçok farklı kurum ve kuruluşun karşılıklı etkileşim ve işbirliği içerisinde faaliyet gösterdiği bir yapıyı ifade ettiğini söyledi. İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi ülkelerin yanı sıra Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı, Dünya Ticaret Örgütü, Körfez İşbirliği Teşkilatı ve Avrupa Patent Ofisi gibi uluslararası kuruluşlardan da katılım sağlandığı Seminerde TPE’nin kurumsal kapasite koordinatörü, Fas Fikri Mülkiyet Ofisinin ise bilgi teknolojileri koordinatörü olduğunu belirtti.

Proje kapsamında yapılan çalışmaları özetleyen Prof. Dr. ASAN, bugün gerçekleştirilen “Sınai Mülkiyet Politikaları” konulu seminerin ardından 2013 yılında, Fas Fikri Mülkiyet Ofisi organizasyonuyla Kazablanka’da “İnovasyon ve Tanıtım” konulu bir seminerin planlandığı bilgisini verdi.

Prof. Dr. Habip ASAN son yıllarda pek çok büyük işletmenin ürettiği bilgi ve teknolojiyi, fikrî sermayeye dönüştürmeye başladığına ve zaman içerisinde bu firmaların fikrî sermayelerini, fiziki varlıklarının çok ötesine taşıdığına ve dolayısıyla sınai mülkiyet haklarının, yani patentlerin, markaların, tasarımların ve coğrafi işaretlerin ekonomik hayatın önemli birer unsuru haline geldiğine dikkat çekti.

Dünyanın iki bilişim devi Apple ve Samsung arasında yaşanan ve kamuoyuna “patent savaşları” şeklinde yansıyan olayların gözler önüne serdiği gibi rekabet için gereken hayati unsurların artık sınai mülkiyet haklarının korunmasının güvencesi şeklinde ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. ASAN “Sınai mülkiyet haklarının korunması halinde teknoloji transferi için gereken uygun ortam yaratılabilmekte, bu ise serbest ticaret ile ekonomik ve sosyal gelişime etki sağlayacak yatırımları teşvik etmektedir.” diyerek ulusal sınai mülkiyet politikalarının, her ülkenin kendi potansiyeline ve özgün şartlarına uygun olarak oluşturulması ve uygulanması gerektiğini belirtti.

Etkin işleyen bir sınai mülkiyet sistemi oluşturmak ve rekabet gücünü arttırmak için dünyada yapılan son uygulamalardan örnekler veren Prof. Dr. ASAN, son olarak Avrupa Birliği içerisinde “EU patent” adı altında bütün AB ülkelerinde geçerli olacak tek bir patent verilmesine ilişkin, Avrupa Birliği Konseyi’nin geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleştirdiği zirvede, Ortak Patent Sistemi ve Ortak Patent Mahkemesi kurulması konusunda karara vardığını söyledi.

Avrupa Birliği bünyesinde patent dokümanlarıyla ilgili olarak dil sorunlarının ortadan kaldırılması noktasında önemli çalışmalar yapıldığını, Amerika Birleşik Devletlerinin “buluş yapana öncelik” prensibinden “başvuruyu yapana öncelik” prensibine geçerek sınai mülkiyet sistemi açısından radikal bir değişikliğe gittiğini belirten Prof. Dr. ASAN, İslam ülkelerinin bu gelişmelere kayıtsız kalamayacağını bu dinamik sürecin çok yakın takipçisi olması gerektiğini vurguladı. Son dönemde atılım gerçekleştirerek, Avrupa’nın en fazla marka başvurusu yapılan ülkesi olan, tasarım başvurularında Avrupa’da 3. sırada yer alan, patent başvurularında da önemli bir aşama kaydeden Türkiye’nin her zaman her türlü bilgi ve tecrübe paylaşımına hazır olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Habip ASAN “Bir yandan sınai mülkiyet alanındaki birikimimizi, bilgi ve tecrübelerimizi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmayı arzularken, diğer yandan, bu ülkelerde gerçekleştirilen iyi uygulama örneklerinden azami oranda istifade etmek istiyoruz.” “Bu çalıştayla sınai mülkiyet haklarına ilişkin ulusal stratejiler ve planlamalar üzerinde çalışan orta ve üst düzey yöneticiler arasında bilgi ve tecrübe değişimini sağlamayı, bu alanda küresel anlamda son zamanlarda yaşanan gelişmeleri aktarmayı, Japonya ve Almanya gibi ülkelerdeki uygulamaları incelemeyi ve İİT ülkeleri arasında bu alanda olası stratejik işbirliği imkanlarını değerlendirmeyi amaçlıyoruz.” şeklinde dile getirdi.

Seminerde Almanya ve Japonya gibi patent alanında öne çıkan ülkelerin bu konularda stratejik politika geliştirme araçları incelenecek ve İİT ülkelerinin karşılıklı işbirliği ve dayanışma imkanları ele alındı. Seminere İslam Ticareti Geliştirme Merkezi, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi temsilcileri katılım sağladı. Üst düzeyde katılım sağlayan İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeleri: Afganistan, Arnavutluk, Cezayir, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna Hersek, Mısır, İran, Ürdün, Kazakistan, Kırgızistan, Mali, Mozambik, Suudi Arabistan, Sudan, Tacikistan, Tunus, Uganda ve Birleşik Arap Emirlikleri.

İki günlük seminerin ikinci günü Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasında 1. Sınai Mülkiyet Hakları Koordinasyon Komitesi toplantısı gerçekleştirildi ve bu konuda tavsiye kararları alındı.

Bir önceki yazımız olan Türk Patent Enstitüsü, WIPO Genel Kurul Temaslarını Sürdürüyor başlıklı makalemizde marka tescili, patent nedir ve türk patent enstitüsü hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:, , ,